zannolunmak
(nsz) (za'nnolunmak) Arapça ©ann + Türkçe olunmak
Sanılmak:
"Ağlamaktan renkleri silinmiş zannolunan küçük munis gözleriyle bakıyordu."- O. S. Orhon.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
http://uflak.es/71ch3g
(nsz) (za'nnolunmak) Arapça ©ann + Türkçe olunmak
Sanılmak:
"Ağlamaktan renkleri silinmiş zannolunan küçük munis gözleriyle bakıyordu."- O. S. Orhon.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
(nsz) (za'nneylemek) Arapça ©ann + Türkçe eylemek
Sanmak.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
-der (nsz) (za'nnetmek) Arapça ©ann + Türkçe etmek
Sanmak:
"Gıptayla bakıp zaman zaman gökyüzüne / Rüzgârları hür, kuşları hür zannederiz"- A. N. Asya.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
sanmak:
"Âdeta elimi uzatsam dokunabilirim zannına düşmüştüm."- Y. K. Karaosmanoğlu.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
bir şeyle suçlanmak, sanık durumunda olmak.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Sanı:
"Kapıyorum zannıyla kilitlemişim, diyordu."- M. C. Kuntay.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
İçinden geçen suyun miktarını ölçen araç, su saati.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!